Kategoriler
MUTFAK Uncategorized

PANCAR KVASS


bir kaç hafta önce mayalamaya başladığım yoğurtları saymazsam ilk probiyotik çalışmamdı ve tek kelimeyle nefis bi lezzet oldu diyebilirim! en ilginç tarafı içinde sirke yada limon olmamasına rağmen o hafif ekşi, turşu gibi tadı. üstelik yapımı da gerçekten çok kolay !

pancar kvass yapmaya karar verip güvenilir bi tarif ararken kurumsal ev hanımı’nın bloğundan çok şey öğrendim. herşeyden önce çoğu blog yada sitede olmayan bi şeyle, çok yalın ve içten bi dille benim gibi konuya yabancı bi insanı bile harekete geçirdiği için ne kadar teşekkür etsem az.

böyle konularda çok yeni olduğum, daha çok yabancı sitelerden bişeyler okuyup denediğim için ne yapmalıyım bilmiyorum ama faydalandığım linki de paylasmam gerek diye düşünüyorum ;
http://www.kurumsalevhanimi.com/2017/01/lakto-fermente-atolyesi-notlarim.html?m=1

iyi ki böyle güzel bloglar ve güzel şeyler üreten insanlar var !

yazının başında benim gibi daha önce duymayanlar için kvass nedir önce ondan bahsedelim;
kökeni eski doğu slav diline dayanan ve rusçada “maya” anlamına gelen kvass, bi zamanlar komünist kola diye adlandırılan ve çavdar ekmeğinin mayalanması ile üretilen bir içecekmiş.

peki neden pancar kvass yapmalıyız ?

pancar, içerdiği yüksek mineral ve vitaminlerle, karaciğer ve böbreklerdeki detoks sürecine katkı sağlar. beta karoten ve folat bakımından zengin yapısıyla bağışıklık sistemini güçlendirip kan yapımına destek verir. potasyum, magnezyum, kalsiyum, brom, manganez, çinko, bakır, fosfor ve demir bakımından da zengin olan pancar, havuçla yarı yarıya karıştırılarak suyu içildiğinde alyuvarların sayısını yükseltir.
daha pek çok faydası olan olan pancarın probiyotik hali olan pancar kvass ise tüm faydalarını katlıyor.
özelikle avrupa ülkelerinde bağışıkık sistemini güçlendirmek için tercih edilen ve pancar suyunun doğal fermentasyonu ile ede edilen kvass, mayalanma sırasında içeriğinde yüksek miktarda probiyotik ve enzim oluşan, ev yapımı süper gıdalardan biri !
amaç fermentasyon yoluyla, laktobasilleri yani faydalı bakterileri beseyerek arttırmak ve bağırsağı dolayısıyla bağışıklık sistemini desteklemek.
Tarife geçmeden önce dikkat edilmesi gerekenlerden bahsetmem gerek.
Kullanacağınız sebzeler ilaçsız, doğal, taze ve günlerce dolapta bekletilmemiş olmalı. Benim ilk denemem öyle olmadı ama mümkünse yapacağınız gün almaya çalışın sebzelerinizi.
Kavanoz yada şişeleri de kullanmadan önce kaynar suda mutlaka steril etmek gerekiyor.

pancar kvass için gerekli malzemeler ;

2-3 tane orta boy pancar
3-4 diş sarımsak / kullanılmayabilir
1 tatlı kaşığı kaya tuzu
1 kahve fincanı / 50 ml peynir altı suyu / ev yapımı yoğurt suyu
1 dilim taze zencefil / kullanılmayabilir
1 lt kavanoz cam kavanoz
içme suyu
ve tane kimyon

ben migros da dahil bi dünya markete bakmama rağmen tane kimyon bulamadım, ama ikinci kvassımı kimyonlu denemek istiyorum.

yapılışı ;

önce pancarları güzelce yıkayıp kabuklarını soyuyoruz ve küp küp doğruyoruz.
steril edilmiş kavanoza pancarları ardından da peynir atı suyunu ekliyoruz. peynir altı suyu yoksa, kaynamış sütü limonla kestirerek ede edebilirsiniz. yada direk mayalanmış yoğurt suyu da kullanabilirsiniz, ben öyle yaptım.
tuz ve diğer malzemeleri de ekledikten sonra kavanozun kapak kısmına kadar, arada 1 parmak kadar boşluk bırakacak şekilde içme suyu koyuyoruz.
basınçla patlama ihtimaline karşı kavanozu kapağıyla değil, streç filmle kapatıyoruz. isterseniz sadece üstünde duracak şekilde, tamamen oturtmadan kapakta koyabilirsiniz streç film yerine.
direk gün ışığı almayacak bi yerde 4-5 gün kadar bekletiyoruz.
ortamın ısısına göre mayalanma daha çabuk yada yavaş olabilir.
şayet üstünde beyaz kabarcıklar yani küf oluşursa problem değil, o tabakayı alın, kavanozun ağzını temizleyin yeter.

5 gün sonra,
pancarları süzüp, kvassımızı yine steril edilmiş bi şişe yada kavanoza dolduruyoruz.
pancarları afiyetle yiyebiliriz, inanılmaz lezzetli oluyor !
kvassı da buz dolabına, kapağı bu defa iyice kapatılmış şekilde kaldırıyoruz.

kvass bekledikçe tadı farklılaşan bi içecek, her gün düzenli içtiğinizde -ki bizde bi kaç günde bitti! eşim ve ben başlarda yarım kahve fincanı kadar içtik, kızım bi tadına baktı ama sarımsaklı lezzetlerden pek hoşlanmadığı için içmedi maalesef. yine de benim için pancar mevsiminde en sevdiğim probiyotik tariflerden biri oldu diyebilirim 🙂

sakın yazıyı uzun görüp üşenmeyin, elimden geldiğince detaylı anlatmaya çalıştım ama hazırlığı yarım saat falan anca sürüyor. mutlaka deneyin 🙂

Kategoriler
ANNELİK Genel SOSYAL HALLER

KIDS MENU FİLMİ

geçtiğimiz haftalarda bi film izledim, özellikle 4 yaşında ki kızım izlesin diye ama bu sayede ben de çok şey öğrendim, adı; kids menu !

neyi neden yapmalıyız ve nasıl daha kolay hale getirebiliriz, çok yalın bi dille anlatmışlar. Sadece biraz dublajı amatör ama sırf içinde barındırdıkları için bile tekrar tekrar izlemeye değer !

“Film yapımcısı Joe Cross, önceki iki filmiyle dünyayı dolaştırırken, binlerce kişiyle tekrar karşılaşır. Joe, çocuklukta şişmanlığın asıl mesele olmadığını, daha büyük bir sorunun semptomunun farkına vararak, uzmanlar, ebeveynler, öğretmenler ve çocuklar ile görüşür. Sağlıklı gıdaların ne olduğunun bilinmemesi. Sağlıklı ve uygun fiyatlı seçeneklere erişim eksikliği. Ve olumsuz rol modellerinin etkisi; bir ebeveyn, öğretmen ya da bir ünlü olmak. Bunların hepsi birlikte aşılması gereken bir şey gibi görünüyor, ancak yetkilendirildiğinde çocuklar genellikle daha sağlıklı bir yol ve şaşırtıcı bir seçim yapıyorlar.”

çocuğuna, şeker çikolata, abur cubur yedirmeyen annelere, nerdeyse herkes tarafından yapılan bi uzaylı muamelesi vardır ya hani, hah işte iyi ki uzaylı gibi hissediyorum diyeceksiniz 🙂

türkçe linkini, o amatör dublajlıdan daha iyisini bulabilme ihtimalinize karşın yazmıyorum,
mutlaka izleyin!
http://www.kidsmenumovie.com/

Kategoriler
Genel MUTFAK Uncategorized

TEMİZ BESLENME DİYE BİŞEY VARMIŞ !

2 satır yazıcam diye oturup, 2 sayfa yazıp bi başlık bulamayan ben 🙂 olmadan da olmuyo.. bulamıyorum da ! bula bula bunu buldum ! başlığa rağmen yazıyı okuyanları canı gönülden, sevgiyle kucaklıyorum 🙂
uzun aralıklarla yazınca iyice pas tutmaya başladığımı fark ettim, bide üstüne hazırladığım onca fotoğraf, birikmiş yazı varken, sabahın dördünde kalkan bünyeyi fırsata çevireyim dedim 🙂

bu sıralar ve nihayet, sağlıklı beslenmeye kafa yoruyorum, probiyotikler, çiğ sebzelerle yapılan tarifler falan deniyorum, öğreniyorum ama o kadar hamur işi alt yapılı insanlarmışız ki, sanki başka bi evrene geçiyomuşuzcasına bi terane oldu 🙂
kızımı çoğu zaman kendimi arındırmak için de bahane eden bi insan olduğumdan, “örnek ol-teşvik et” mantığıyla, ben çabuk adapte oldum ! ve tabi sebzeyi etten vs daha çok sevmemin de payı büyük bu kolay adaptasyonda. adoçko da hiç fena sayılmaz (bol bol tariferini ekleyeceğim, nefis smoothieler sayesinde birazda ) ama eşim için aynı şeyi söyleyemiycem, ama allahtan o da ayak uydurmaya çalışıyor bize 😀
akıl, kalp ve yavaş yavaş beden.. o küçük insanlar sayesinde kendi kendine olduğundan daha keyifli bi arınma oluyor. aslında bu da başlı başına bi konu da, başka zaman yazmak üzere asıl mevzuya dönelim..

bedenimize çok da iyi bakmadığımızı, hatta bi çöp kutusundan hallice gördüğümüzü yakın zamanda anladım, abur cuburla beslenen, ağırlıkla sadece damak tadımıza uygun, lezzeti zirvede evet ama besin değeri yerlerde hatta yok yiyeceklerle öğün geçiştirdiğimizi..

ilk önce, ada’dan uzak tuttuğumuz çikolata ve diğer tatlıları, kuytu köşelerde çaktırmadan mideye indirirken ayıpladım kendimi, ona hayır dediğin şeyi neden kendin yapıyorsun ? nerde dürüstlük ? madem tüü e kaka !

sonra yağlı, unlu, tuzlu, şekerli, yada fast food yiyecekleri tüketirken..

neden bunu yapıyoruz kendimize ? doğru olmadığını bile bile ? üstelik çoğumuz sanayi şehirlerinde, her şeyin hormonlusu, kirli havası, spor zaten yoka yakın, bir kaç adım atmak için bile yarım yada bir saat araba yolculuğu yapmak zorunda olmak ve stres döngüsündeyken ?

neden ?

buna karşın yeşillikler sadece instagram karelerine sığacak kadar hayatımızdalar, daha fazla değil..

bedenimiz ve benliğimiz bundan çok daha fazla özeni hak ediyor..

ve ben tüm bunlar kafamın içinde dönerken, yeni şeyler keşfetmeye, denemeye başladım, yakın zamana kadar sadece kızarmış tükettiğim; çiğ sebzeler, sadece kabızlık önlediğini sandığım; probiyotikler, onca sebzeyi çiğ ve bir arada daha önce bu kadar lezzetli tahmin bile edemiyceğim; smoothieler, sebze suları..

henüz şekeri tamamen ortadan kaldırmış değilim, ama eskiden günde 2 – 3 paket yediğim çikolata ve benzeri abur cuburları ayda 2 – 3 pakete indirmekte güzel 🙂 tüm gün çiğ sebzede yemiyoruz ama mümkün olduğunca öğün meyve ve çiğ sebzelerle beslenmeye çalışıyoruz ki bence o “çalışmak” kısmı bile bi defa denedikten sonra, şahane bi motivasyon oluyor insana !

mümkün olduğunca araştırıyorum, tek bir tarif bulup denemiyorum, onlarca tarif okuyup, en iyisini bulmaya çalışıyorum, her şeyden önce kızım da aynı şeyleri yiyor, içiyor.
herkesin uzman ve her şeyi en iyi bildiği bi mecra, haliyle bir o kadar da bilgi kirliliği mevcut.. bu yüzden çok araştırmak, en iyisini, güvenilirini bulmak ve denemek gerekiyor.

paylaştıklarım da ya kendi tariflerim, yada böyle didik didik araştırmaların mahsulüdür 🙂

velhasıl, tüm bunları anlamamamı, bir çikolatayla kendimi hem terbiye hem de motive etmemi sağlayan bıdık prenses, dönüp dolaşıp yine sana geldim,
iyi ki varsın, ne kadar şükretsem az..

sıra fırsat buldukça, keşfettiklerimi paylaşmakta..

görüşmek üzere,
sevgiler !

Kategoriler
Genel YAŞAM

BLACK FRIDAY !

Amerika’da mağazaların dev indirimler yaptığı “Black Friday” yani Kara Cuma çılgınlığı, her yıl kasım ayının dördüncü perşembesinde kutlanan Şükran Günü’nden sonra ki ilk Cuma başlıyor. Online alışveriş sitelerinin de büyük indirimlere gireceği bu günde, milyonlarca kullanıcı internet üzerinden milyarlarca dolarlık alışveriş yapıyor. black friday bu yıl 24 Kasım 2017’de başlıyor..

Kategoriler
MUTFAK

SARIMSAKLI YOĞURTLU BROKOLİ

brokoliden maximum fayda sağlamanın yolu diğer tüm yeşillik ve sebzeler de olduğu gibi çiğ yemekte ama hem leziz hem sağlıklı bi öğün için az haşlayarakta hazırlayabilirsiniz.

brokolinin büyüklüğüne göre bi tencerede suyu kaynatıp, içine, temizlenmiş, parçalara ayrılmış brokolileri atıyoruz. 10 – 15 dk orta ateşte haşlandıktan sonra sudan alıyoruz.

üzerine sarımsaklı yoğurt döküp, servis edebilirsiniz.
afiyet olsun 💕