İYİ GECELER ÖNCESİ

ben ara ara “bu işi becerebiliyomuyum” yada “iyi bi annemiyim acaba” diye kurcalayan tiplerdenim ve o kurcalamalar ada’nın küçük ergenliğinin tavan yaptığı zamanlara daha çok denk geliyor sanki 😕
‘öyle yapmasaydım, şunu demeseydim yada şöyle davransaydım’lar silsilesi ki bi sonrakinde öyle davranasam onu da beğenmiyorum. hep bi yetersizlik, memnuniyetsizlik hissi 😶 ben daha önce kendimi hiç böyle hissetmemiştim. sıfırdan bi canlıyı programliyosun diye diye delirtip, hatayı aza hatta hiçe indirgeme çabasıyla sürekli bi eli ayağa dolanma hissi 😤
ve bi dengesizlik,
bazen aşırı rahat, tüm gerginlikler endişeler alınmışçasına,
bazen kıtlıktan çıkmış gibi yercesine kendimi.. ay bilemedim de bi yerde okumuştum “annelik yarı delilik’ diye hah işte öyleymiş 😂

Bir Komik Değiş Tokuş Hikayesi

 

24Evde yüzüne bakmadığı her şey dışarıda tatlı gelen tüm bebekler aşkına, biz de nerede bir balonlu bebek görsek anında fokuslanıyoruz 🙂 Geçenlerde ilk değiş tokuşumuzu da böyle yaptık; elimizde ki çiçeği bizimle iki balonundan birini paylaşan bebişe verdik ve tam gidecektik ki o centilmen bebişin aklı balonunda kaldı ama bir kere anlaşmışlardı ve ikisi de gayet olgun davrandı 😉 Eller sallandı, totolar dönüldü, “hoççakal, göyüşüyüz” falan denildi 🙂

Balon, çiçek ve çok sevdiğim o masumiyet..

Bazen bizden çok daha olgun olduklarını düşünüyorum. Küçücükler ama tüm o heyecanlarına ve meraklarına rağmen “hayır” kelimesiyle mücadele etmek yerine, anlamayı ve öğrenmeyi deniyorlar. Bence bu bile başlı başına çok büyük bir olgunluk 🙂

Patates

33Bugün ilk siparişini verdi benim prensesim.. İnsanlık için küçük ama bizim için hayli heybetli gelişmelerden biriydi 🙂 “Ne yemek istersin” diye sordum. O da nedense kendini, standın ardındaki ablalara göstermek istercesine sağ elini kaldırıp “papates” dedi 🙂 Evet farkındayım çok küçük bir enstantane, ama o an yüzünde ki o ifade, kendini bir birey olarak hissetmesini sağlayabilmek ve bunun için yapılan küçük şeylerin böyle güzel sonuçlar vermesi, benim için dünyalara bedel..

Bebekler de yetişkinler gibi seçimlerini kendileri yapmaktan hoşlanır. Herhangi bir konuda fikrini almak, seçimler sunmak, mesela uyku öncesi pijamalarını giymeden hemen önce; “ayıcıklı mı yoksa pembe çizgileri olan pijamanı mı giymek istersin ? yada her hangi yere giderken altı üstü bir çorap/ atkı/ toka/çanta deyip giydirmeden önce rengini, şeklini sorun bakalım o ne istiyor 🙂 Gün içinde yaptıklarından, oynadığı oyunlara, kullandığı eşyalara, birlikte gittiğiniz yerlere kadar en çok neyle mutlu oluyor? Kendini neyle daha iyi hissediyor? Biz epey zamandır böyle yapıyoruz ve yüzünde ki o minik ifadeler çok şey anlatıyor inanın. Bildiğim bir şey varsa o da değer vermek, sevmek ve bunun gibi daha nice güzel şey hissettirildiği sürece anlam kazanır. Elbette tüm sevdiklerinize ama en çok bebeğinize, hayatı, sevmeyi ve her şeyi sizden öğrenen o küçük meleklere en kıymetliniz olduğunu tüm kalbinizle hissettirin.

Sevgiler,