BEZLER FORA !

Bez bırakma mevzusunu bir kaç başlık halinde yazmaya çalışıyorum ki tek seferde uzun uzadıya yazmakta pek mümkün değil zaten. http://prensesveannesi.com/bez-birakma-hazirligi.html yazımızın devamı, önce kafalar, sonra popolar hazır olsun da diyebiliriz özeti 🙂 Bu macerayı, keyifle geride bırakmış bi anne olarak, tüm kalbimle söylüyorum; sakin sakin yol almakta fayda var ! Evet, bizde başlarda, nerden başlayacağını şaşırmış her anne baba gibi, bir heves ve konuyla uzaktan yakından çokta alakası olmayan “alıştırma külotları”nı ararken bulduk kendimizi, birde klozet aparatlarını, bebek tuvaletlerini.. “Aman % 100 pamuk olsun” “poposunu çok sıkmasın” “bebek tuvaleti alalım, koca koca tuvaletlerden korkmasın” falan derken, önce görselde ki külotları buldum.

Lakin bu arkadaşlar, açıklama kısımlarında nedense belirtilmediği gibi, çiş tutma özelliğine sahip değil. Hatta neresinde “alıştırma” şanına uygun görülmüş çok merak ediyorum. Çişi değil tutmak konunun yanından dahi geçmiyor. Birde kalıpları gercekten cok küçük, şayet alacaksanız bi beden büyük seçmenizde fayda var.. Yada onlara o fiyatı verene kadar çocuğunuza bildiğimiz pamuklu külotlardan çifter çifter alabilirsiniz, çünkü kısa bi zaman sonra en çok lazım olan şey onlar oluyor. O takoz gibi, yaz günü giydirmek bile mümkün olmayan sözde alıştırıcı külotlar değil ! Sıvıyı olduğu gibi dışarı bırakan o arkadaşlarla hatırı sayılır bi zaman kaybetmemek için pek çok insanın, uzmanın, hatta blog yazarının “yapma” dediği gibi yaptım ve hoş geldin dedik gündüzleri külotlu, geceleri bezli popoya 🙂

Yaklaşık 2 aydır geceleri bez, yakın zamanda da huggies gece külodu kullanmaya başladık. Gece bezlerini bırakma zamanının gelişini, sabahları bezi kuru bir şekilde kalkmaya başladığında anladım. Ben henüz gece uykusunu bölüp tuvalete götürmedim hiç, ihtiyacı olduğunda kendi isteyebilir diye düşündüm, onu da akışına bıraktım 🙂
Yaklaşık 2 haftadır sabahları bezi kuru kalkıyordu küçük hanım, artık gece külodunu da bırakıp normal külotlara geçebiliriz diye düşünürken, tatilde, anane evinde biraz gevşedik sanırım ki bir kaç gündür bezleri biraz ıslak.
Bu durum bende başa sardık hissi yaratmadı, çünkü alıştığımız temponun hayli dışına çıktık ve yeniden rutine oturtmak için benim biraz daha dikkatli olmam gerek sanırım.

Misal bez bırakma döneminde, gece küloduna geçtiğimiz andan itibaren yaptığımız en işe yarar uygulama, uykudan 2 saat önce beslenme, özellikle sıvı alımını bırakmaktı. Bu sayede zaten geceleri çiş olayı ortadan kalkmış oldu diyebilirim.

Gündüzleri tuvaletini rahatça yapabilmesi ve birazda cezbetmesi için, renkli, şirin bi lazımlık aldık ve hala onu kullanıyor. Dışarı çıktığımız zamanlarda da, yetişkinlerin kullandığı ve üzerinde hijyenik örtüsü, bilmemnesi olmasına rağmen zerre güven vermeyen tuvaletleri kullanmak yerine yanımızda “atta lazımlığı” dolaştırmaya başladık 🙂 Bizim kullandığımız klozete de sanırım lazımlığı küçük gelmeye başladığında, uygun bi aparat alıp geçeriz diye düşünüyorum..
Bez bırakma maceramıza dair fırsat buldukça yazmaya devam, şimdilik bu kadar,
sevgiler

BEZ BIRAKMA HAZIRLIĞI

Uzman fikrine başvurulası konulardan biri de “bez bırakma” ki, tamda bu noktada ben kendi fikrime başvurmayı, çevremdekilere de aynısını yapmalarını diliyorum ! Nedeni basit, hemen her konuda olduğu gibi her çocuk farklı.. Özelikle pek çok alt faktöründe şekillendirici unsur olduğu, temeli insan psikolojisi olan konularda, uzman görüşünden önce anne görüşü diyenlerdenim ben. Danıştığınız konuda fikir üreten insanda aldığı eğitimle, kendi, belkide henüz deneyime çevirmediği teorilerini savunuyor yada deneyimledi ama sizin hayatınızda ki küçük insanla onun ki birbirinden tamamen farklı ve bu farkı gözetmiyor..

Aslında bilhassa bu yüzden yazmak istedim bu konuyu. Bebeğiniz bez bırakmaya hazır mı ? önce anne hisseder bunu..
2,5 yaşında ki kızımın poposunda her bez gördüğünde, böyle şeyler söyleyince çok tonton olduğunu sanarak, sürekli “aaa sen hala bez mi takıyosun” “çıkarsana annesi” “bak büyümüş artık” “çıkarda rahatlasın poposu” gibi cümleler üretenleri hiç bi zaman takmadım 🙂

Öncelik bunun farkına vararak rahatlamak, durumu bebeğinize ve kendinize kısaca akışına bırakmak.. Şayet varsa etrafınızda kafa olarak kendinize yakın hissettiğiniz biri, onunla bi küçük beyin fırtınası yapmak. Ama kıyaslama yapmadan, asıl mevzudan kopmadan..

Ben öyle yaptım, geçen yıl maalesef şimdi adını bile hatırlamadığım bi blogda, hayli sempatik bi yazı okudum, üzerine aklımda iyice yer eden şeyleri aklına güvendiğim bi arkadaşımla paylaştım ve sonra hemen harekete geçmek yerine zamana bıraktım.

Epey zamandır bezi istemeyişleri, çişi, kakası geldiğinde kendiliğinden söylemesi, bez bırakma zamanı geldi demekti. Biz 3 yaş doğum gününü kutlamadan önce, “doğum gününden sonra bezi bırakalım” kararı aldık ve o zamandan sonra da alıştırmalara başladık.

Sürekli çişin var mı, kakan var mı ? diye bunaltmadım Ada’yı, çünkü bu yaklaşımın onda ters tepeceğini biliyorum. Misal, boş bulunup bir kaç kere “çiş, kaka var mı annecim” diye fazladan sorduğumda, “hayır” dedikten hemen sonra bilinçli bi şekilde olduğu yere çişini yapmıştı. Velhasıl küçük hanım 3 yaşına bastıktan hemen sonra ufak ufak bez bırakma aksiyonuna girdik diyebiliriz.