SAYI, RENK ve ŞEKİLLERİ ÖĞRENİYORUM

0 – 3 Yaş arası eğitici kitaplardan biri, iç tasarımı grafikler gayet güzel, şekiller net ve anlaşılır. Dış tasarımı da aynı ölçüde, kalın kapak ve sayfalar sayesinde bebeğiniz yırtmadan kolaylıkla vakit geçirebilir. Açıkçası aldığımız kitaplar içinde yırtılmamayı başaran nadir kitaplardan. Kızım resimlerine bakarken, gördüklerini söylerken hayli keyifli vakit geçiriyor.
bebekler için eğitici kitaplar

DSC04605

UMUT IŞIĞIM / Silver Linings Playbook

Silver Linings Playbook
Geçen yıl izlediğim ve hakkında bir şeyler yazmaya ancak fırsat bulabildiğim film 🙂 İtiraf etmek gerekirse kendine ilk dakikalarda hayran bıraktıran filmlerden değil.. Özellikle de esas oğlanın, filmin başından sonuna kadar, yaşadığı o dev travmaya rağmen, tarafından hunharca aldatıldığı eski karısına ulaşma çabaları beni deli etti 🙂
Tamda böyle düşünmeye başladığım anlarda Bradley Cooper ve Jennifer Lawrence’ın büyüleyici enerjisi filmin bi yerlerde alıp götürmeye başlayacağının sinyallerini veriyor..

Filmin diğer baş rol oyuncuları; Robert De Niro, Jacki Weaver, Chris Tucker ve Anupam Kher ..
8 dalda Oskara aday olan filmde Jennifer Lawrence En İyi Kadın Oyuncu Oskarını kazanmıştır.
Film Toronto Uluslararası Film Festivali’nde gösterildikten sonra birçok olumlu eleştiri aldı. Rotten Tomatoes sitesindeki yorumların %92si olumludur. Metacritic sitesinde ise film 81 puan almıştır. Bu olumlu eleştirilerin ardından film bağımsız bir film olmasına rağmen gişede 232 milyon dolar kazandı ve yapımcısına da 200 milyon dolardan fazla kazandırdı.

Fazla söze gerek yok, film güzel, sevgiliyle battaniyenin altında yumulup, sıcak çikolata eşliğinde izlenesi kış filmlerinden 🙂

THE MARTIAN ( MARSLI )

the martian
Geçtiğimiz hafta onu eşimle izlediğim ve astronot Mark Watney’in çatı yerine muşambası olan pathfinderla uzaya fırlatıldıktan sonra, Melissa Lewis’le birbirlerini tutabilecekler mi acaba diye izlerken gereksiz yere heyecanlandığım, kendimi çocuk gibi hissetmeme sebep olan film 😀 Birde o pathfinder enkazına ulaşma düşüncesi, 79 milyon kilometre uzaklıkta ki iki insanın aklına aynı anda nasıl düştü, pes !

Birde sevgili kazazede astronotumuz Matt Damon unutulduktan aylar sonra arkadan zayıflamış çırpı gibi kolar bacaklar gösterilip, önünü dönüp yeniden gürbüz tontiş Matt Damon olunca, gözümüze sokmasaydınız bari dedim evet ki ben çok da dikkatli bir insan değilimdir.

Ama güzeldi film, IMDb 8,1 vermiş, iyi de yapmış. Durağan gibi görünmesine rağmen son derece sürükleyiciydi, misal marsta patates yetişecek mi diye adamın kendi dışkısıyla gübre yapışını bile keyifle ve takdirle izledik 🙂 Zor azizim, marsta yaşam zor.. Aslında kuvvetle muhtemel imkansız da birazcık Nasa propagandası olsun demişler gibi de sanki.. Bilemedim..

DÖRT MEVSİM MASALLARI

masal
Sıra geldi kızımın kitaplarına ☺ o henüz doğmadan önce biriktirmeye başladığımız, doğduktan sonra da daha büyük bir keyifle aldığımız, resimlerine baktığında ne hayaller kurar, neler düşünür acaba dediğimiz birbirinden renkli kitaplar..
onlardan biri de, DÖRT MEVSİM MASALLARI. İçinde 15 tane masal var, yazarı Ecehan Ergin Çetin olan kitabın iç tasarımı da en az masalları kadar güzel. Eline alıp keyifle resimlerine bakıyor, gördüklerini anlatıyor..

masal kitapları

ERTUĞRUL FACİASI / Roman

ertuğrul faciası
Erol Mütercimler tarafından kaleme alınan kitap, Ertuğrul Faciasını eksiksiz anlatan ilk araştırma.

1890 yılında Ceride-i Bahriye dergisinde konuyla ilgili yayınlanmış tüm makaleler, resmi yazışmalar, Hindistan’da ve Japonya’da yayınlanmış olan tüm gazeteler gözden geçirilmiş, bu kaynaklarda yazılan her şey ilk kez tercüme edilerek okuyucuyla buluşturulmuştur.

Geçmişle gelecek arasında kurulmuş bir köprüyü andıran bu kitap, tek kelimeyle bir baş yapıt.
ertuğrul faciası

SUÇ / Roman

Ferdinand Von Schirach
1994 Yılından beri Berlin’de avukatlık yapan Ferdinand Von Schirach’ın yazdigi en klasik tabirle inanılmaz ama gerçek hikayelerden oluşan kitap.
Yazarın müvekilleri arasında; Politbüro üyesi ve Almanya Federal Haber Alma Sevisi Ajani da var, iş adamları, ünlüler, politikacılar, sıradan insanlar, Türk göçmenler ve yer altı dünyası mensupları da..
Şans adlı hikayesi 2013 de filme uyarlanmış ve suan 46. sayfasında olduğum kitap için söyleyebileceğim tek olumsuz şey yorucu çevirisi..
Ferdinand Von Schirach suç

GÜZEL HARABELER / Roman

jess walter güzel harabaler
Şuanda hamileliğimde başlayıp, doğumdan sonra yarım bıraktığım 2 kitapta dahil olmak üzere 4 kitabı okumak için yeniden sıraya koymuş durumdayım. Hepsini aynı anda okuma isteğinin olması normal değil sanırım ama arada bir oluyor 🙂 Onlardan biri de orjinal adı Beautiful Ruins olan Jess Walter imzalı Güzel Harabeler.

Jess Walter National Book Award finalisti Thé Zero, Edgar ödülü sahibi Citizen Vince, Thé Financial Lives of Thé Poets ve Türkçeye çevrilmiş Körler Ülkesi kitaplarının yazarı.

jess walter

Kitap tavsiye etmek yerine, kendim için seçerken yapmaktan keyif aldigim şeyi yapmaya karar verdim. Kitabın içinden rastgele herhangi bir sayfayı okuyabilmeniz için fotoğrafladım çünkü her kitap okuyucusuna farklı şeyler hissettirdiğine inananlardanım.. Bir sayfa, yada bir kaç rastgele paragraf okuyunca daha keyifli karar veriyor sanki insan 🙂
sevgiler

THE INTERN (STAJYER)

4
Pazar günü izlediğim, şahane bir Nancy Meyers filmi. Hani şu elinizde sıcak çikolata, üzerinizde battaniye izlenesi ve bitince yüzünüzde halinizden memnun bir gülümseme bırakan filmlerden. Başlarda genç patron Jules karakteri için Reese Witherspoon düşünülmüşse de şans eseri Robert De Niro ve Anne Hathaway bir araya gelmiş ve muhteşem ikili ortaya çıkmış.

Bütçesi 35.000.000 dolar olan filmin IMDb notu 7,2 ve ilginçtir ki adı Türkçeye anlamından saptırılmadan çevrilmiş nadir filmlerden 🙂 Konu rutinin bir parçası olmuş hayatların içinde barındırdığı yalnızlığı, o çok güçlü ruhsuz görüntülerin altında ki duygusal iniş çıkışları kısaca günümüz iş dünyasını içten bir dille anlatıyor. Diyaloglar da bir o kadar güzeldi, misal en çok aklımda kalan “sende ne olduğunu bilmediğim ve beni rahatlatan bir şey var” tanımadığınız bir insana söyleyebileceğiniz, çok şey anlatan en yalın cümle sanırım.. Birde Jules’un ofis içinde bisikletle gezmesi gerçekten hoş bir ayrıntı olmuş 🙂
the intern
Tabi benim için film izlemek, internetten defalarca durdurarak, yada tv.den bir başını, bir denk geldiğinde sonunu izleyerek yapılan bir eylem olduğu için çok büyük bir başarı bu yüzden hakkını vermem gerek 🙂 Misal filmin henüz başlarında küçük hanım sessizce ortadan kayboldu! Kalktık, aranmaya başladık, hiç bir yerde yok 🙂 Hanımefendi
yatak odasına girmiş, yorganı üzerine çekmiş, anne babanın yastıklarını yere atmış! 😀 gözlüklerini de çıkarıp büyük insan gibi yanına koymuş, yatmış bir güzel, hemde karanlıkta 😀 Birde numacıktan esniyor, komik komik sesler çıkarıyor 🙂 Gözlerime inanamadım, benimleyken yatağı dört dönen, üzerini örtmemek için o minnacık ellerinden gelen her şeyi yapan meleğim, uzanmış bir güzel güya uyuyor 🙂

Uyutmak için yaptığım onca şey haybeye miydi acaba dedim, aç bir film, al eline bir kahve uzat ayaklarını ve kızın kendi kendine uyusun 😀 İlk fırsatta yeniden deneyeceğim 🙂

Özetle 5-6 parça halinde falan izledik sanırım ama, tek kelimeyle harika bir filmdi tabi bunda Anne Hathaway ve Robert De Niro hayranlığımın payı büyük sanırım 🙂