BEBEKLERDE GÖZLÜK KULLANMA ALIŞKANLIĞI

Görme sorununun fark edildiği an film başlıyor aslında ! biz mesela 6-8 ay arası acabalara, 8.aydan itibaren de araştırmalara başladık. Çünkü çoğu zaman net şekilde sinyaller veriyor o minnacık hareketleri. Mesela Ada, şu ahşap tutma yerleri olan puzzleları bi türlü yerine denk getiremiyordu ve motor becerisi yada oynama isteği ile alakalı bi durum olmadığını, iyi göremediğini çok geçmeden anladık. Yürümeye başladıktan sonra kontrolsüz, dengeyle alakası olmayan düşmeleri ve tabi bide göz kayması, özellikle sol gözde ve daha pek çok sinyal vardı ! Yinede iyi görmediğinden şüphelendiğimiz ilk an doktora gitmedik açıkçası, bi süre izledik, emin olmak, yormamak adına.. Yürümeye, daha kontrollü hareket etmeye, sesli ve ufak tefek sözcüklerle de kendini ifade etmeye başladığında, 14 aylık falandı sanırım bıdık hanım, İzmit Dünya Göz Hastanesinde Prof. Dr. Orhan Elibol’a götürdük ve muayenin ardından her iki gözünde 6,5 numara hipermetrop astigmat / ayrıca sol gözde tembellik olduğunu ve %20 görebildiğini öğrendik. Doktorumuz 4,5 numara gözlük, 2 ay kapama ve akabinde kontrol verdi. Gözlükler 1 hafta içinde hazır oldu, ama kapamayı eve dönerken aldığımız güya şirin görünce ikna olur sandığımız, çiçekli kelebekli göz bantlarıyla, eve döner dönmez yapmaya başladık. Kolay olmadı, diğerine göre bi nebze daha iyi gören sağ gözünü kapayıp solu çalıştırmak onun için hiç bi anlam ifade etmediği gibi, göremiyorum diye ağladı, tabi peşine ben de, evde bi harele gürele, ben bantları bi yana kendimi bi yana atmaya heveslenmişken eşim yapalım edelim diye zorladı, derken 2 ayın sonunda doktorumuz iyi kapamışsınız dedi 🙂 Görme oranında %80’i yakalamışız çok şükür. Birkaç ay sonra gözlük numarası 6,5 numaraya yükseldi ve rutin kontroller devam ediyor.

Bebikine gözlük alışkanlığı kazandırmaya çabalayan anne babalar, inanının “daha iyi gördüğünü fark ettiği anda kendi takmak isteyecek” doktorumuz da öyle söyemişti, zorlamak inatlaşmak ne kadar küçük olurlarsa olsun ters tepiyor maalesef. Zamana yayıp, yumuş yumuş yönlendirmek en güzeli gibi, dilerim sizde de işe yarar..

sevgiler

BEBEKLERDE REFLÜ

Bebeğimizin henüz 2 haftalık, çok minnacık olduğu zamanlarda duyduk ilk olarak bebek reflüsünü, uzun süreli ağlamaları ve bi anda başlayan kusmaları bizi hayli endişelendirmişti. Doktorumuzun ilk önerisi okyanus suyu ile burun tıkanıklığını gidermek oldu. Ki ben asıl sorunun hazır mamalar olduğunu, hatta anne sütü alsaydı olmazdı diye düşünürken bu öneri hiç içime sinmese de denedik ve tabi ki hiç bi işe yaramadı. Doğduktan sonra sadece 2,5 ay, o da zar zor, şekilden şekle girerek anne sütü verebildim. Bi diğer sorun da gaz yapan biberonlar.. Velhasıl, şayet bebeğiniz sütünüzü içmiyor, yada sütünüz gelmiyorsa, n’apın ne edin, hatta makineyle sağın verin ama yine verin..
O içinde bi dünya katkı maddesi olan, suyla çalkalanınca süt taklidi yapan toz mamaları vermemek, reflü ve benzeri sorunları önlemede de, beslenme hayatına başlarken de en sağlıklı adım olurdu sanırım.

Reflü nedir ?

Halk arasında ‘mide yanması’ olarak da bilinen Reflü hastalığı; mide içeriğinin (salgılar, mide asidi ve gıdaların hazmedilmesini sağlayan pepsin maddesi) yemek borusuna geri kaçmasıdır. Normalde gıdaların yemek borusundan mideye geçmesinden sonra, yemek borusuna geri gelmemeleri gerekir. Ama reflü hastalığında bu düzen bozuluyor. Mideden yemek borusuna doğru olan kaçak, sadece yemek borusunun alt kısmında olduğunda buna ‘gastro-özofageal reflü’, gırtlak seviyesine kadar olduğunda ‘larengo-farengeal reflü’ adı veriliyor.

Reflüye karşı alınabilecek basit önlemler nelerdir ?

Anne ve babalar aşağıdaki önlemleri alırsa; çoğu bebekte ilaca gerek kalmadan reflü tedavi edilebilir:
Bebekleri beslenme sonrası başı yukarıya gelecek şekilde karın ya da sırt üstü yatırmak (yatakta kaymayı önleyici ve istenilen 45 derecelik açıyı sağlayan yastıklar kullanılabilir).
Mümkün olabildiğince anne sütü ile sık ve az beslenmek.
Bebeğini anne sütü ile besleyen annelerin; kendi beslenmelerinde kafeinli içeceklerden kaçınması ve sigaradan uzak durması.
Bebeğin beslenme sonrası gazının çıkartılması.
Mama kullanımında daha koyu kıvamlı özel mamaların kullanılması.
Beslenme sonrası; bebeğin ağlama ve gülme gibi karın kaslarını harekete geçiren ve hava yutmasına neden olan aktivitelerden uzak tutulması.

BEZLER FORA !

Bez bırakma mevzusunu bir kaç başlık halinde yazmaya çalışıyorum ki tek seferde uzun uzadıya yazmakta pek mümkün değil zaten. http://prensesveannesi.com/bez-birakma-hazirligi.html yazımızın devamı, önce kafalar, sonra popolar hazır olsun da diyebiliriz özeti 🙂 Bu macerayı, keyifle geride bırakmış bi anne olarak, tüm kalbimle söylüyorum; sakin sakin yol almakta fayda var ! Evet, bizde başlarda, nerden başlayacağını şaşırmış her anne baba gibi, bir heves ve konuyla uzaktan yakından çokta alakası olmayan “alıştırma külotları”nı ararken bulduk kendimizi, birde klozet aparatlarını, bebek tuvaletlerini.. “Aman % 100 pamuk olsun” “poposunu çok sıkmasın” “bebek tuvaleti alalım, koca koca tuvaletlerden korkmasın” falan derken, önce görselde ki külotları buldum.

Lakin bu arkadaşlar, açıklama kısımlarında nedense belirtilmediği gibi, çiş tutma özelliğine sahip değil. Hatta neresinde “alıştırma” şanına uygun görülmüş çok merak ediyorum. Çişi değil tutmak konunun yanından dahi geçmiyor. Birde kalıpları gercekten cok küçük, şayet alacaksanız bi beden büyük seçmenizde fayda var.. Yada onlara o fiyatı verene kadar çocuğunuza bildiğimiz pamuklu külotlardan çifter çifter alabilirsiniz, çünkü kısa bi zaman sonra en çok lazım olan şey onlar oluyor. O takoz gibi, yaz günü giydirmek bile mümkün olmayan sözde alıştırıcı külotlar değil ! Sıvıyı olduğu gibi dışarı bırakan o arkadaşlarla hatırı sayılır bi zaman kaybetmemek için pek çok insanın, uzmanın, hatta blog yazarının “yapma” dediği gibi yaptım ve hoş geldin dedik gündüzleri külotlu, geceleri bezli popoya 🙂

Yaklaşık 2 aydır geceleri bez, yakın zamanda da huggies gece külodu kullanmaya başladık. Gece bezlerini bırakma zamanının gelişini, sabahları bezi kuru bir şekilde kalkmaya başladığında anladım. Ben henüz gece uykusunu bölüp tuvalete götürmedim hiç, ihtiyacı olduğunda kendi isteyebilir diye düşündüm, onu da akışına bıraktım 🙂
Yaklaşık 2 haftadır sabahları bezi kuru kalkıyordu küçük hanım, artık gece külodunu da bırakıp normal külotlara geçebiliriz diye düşünürken, tatilde, anane evinde biraz gevşedik sanırım ki bir kaç gündür bezleri biraz ıslak.
Bu durum bende başa sardık hissi yaratmadı, çünkü alıştığımız temponun hayli dışına çıktık ve yeniden rutine oturtmak için benim biraz daha dikkatli olmam gerek sanırım.

Misal bez bırakma döneminde, gece küloduna geçtiğimiz andan itibaren yaptığımız en işe yarar uygulama, uykudan 2 saat önce beslenme, özellikle sıvı alımını bırakmaktı. Bu sayede zaten geceleri çiş olayı ortadan kalkmış oldu diyebilirim.

Gündüzleri tuvaletini rahatça yapabilmesi ve birazda cezbetmesi için, renkli, şirin bi lazımlık aldık ve hala onu kullanıyor. Dışarı çıktığımız zamanlarda da, yetişkinlerin kullandığı ve üzerinde hijyenik örtüsü, bilmemnesi olmasına rağmen zerre güven vermeyen tuvaletleri kullanmak yerine yanımızda “atta lazımlığı” dolaştırmaya başladık 🙂 Bizim kullandığımız klozete de sanırım lazımlığı küçük gelmeye başladığında, uygun bi aparat alıp geçeriz diye düşünüyorum..
Bez bırakma maceramıza dair fırsat buldukça yazmaya devam, şimdilik bu kadar,
sevgiler

BEZ BIRAKMA HAZIRLIĞI

Uzman fikrine başvurulası konulardan biri de “bez bırakma” ki, tamda bu noktada ben kendi fikrime başvurmayı, çevremdekilere de aynısını yapmalarını diliyorum ! Nedeni basit, hemen her konuda olduğu gibi her çocuk farklı.. Özelikle pek çok alt faktöründe şekillendirici unsur olduğu, temeli insan psikolojisi olan konularda, uzman görüşünden önce anne görüşü diyenlerdenim ben. Danıştığınız konuda fikir üreten insanda aldığı eğitimle, kendi, belkide henüz deneyime çevirmediği teorilerini savunuyor yada deneyimledi ama sizin hayatınızda ki küçük insanla onun ki birbirinden tamamen farklı ve bu farkı gözetmiyor..

Aslında bilhassa bu yüzden yazmak istedim bu konuyu. Bebeğiniz bez bırakmaya hazır mı ? önce anne hisseder bunu..
2,5 yaşında ki kızımın poposunda her bez gördüğünde, böyle şeyler söyleyince çok tonton olduğunu sanarak, sürekli “aaa sen hala bez mi takıyosun” “çıkarsana annesi” “bak büyümüş artık” “çıkarda rahatlasın poposu” gibi cümleler üretenleri hiç bi zaman takmadım 🙂

Öncelik bunun farkına vararak rahatlamak, durumu bebeğinize ve kendinize kısaca akışına bırakmak.. Şayet varsa etrafınızda kafa olarak kendinize yakın hissettiğiniz biri, onunla bi küçük beyin fırtınası yapmak. Ama kıyaslama yapmadan, asıl mevzudan kopmadan..

Ben öyle yaptım, geçen yıl maalesef şimdi adını bile hatırlamadığım bi blogda, hayli sempatik bi yazı okudum, üzerine aklımda iyice yer eden şeyleri aklına güvendiğim bi arkadaşımla paylaştım ve sonra hemen harekete geçmek yerine zamana bıraktım.

Epey zamandır bezi istemeyişleri, çişi, kakası geldiğinde kendiliğinden söylemesi, bez bırakma zamanı geldi demekti. Biz 3 yaş doğum gününü kutlamadan önce, “doğum gününden sonra bezi bırakalım” kararı aldık ve o zamandan sonra da alıştırmalara başladık.

Sürekli çişin var mı, kakan var mı ? diye bunaltmadım Ada’yı, çünkü bu yaklaşımın onda ters tepeceğini biliyorum. Misal, boş bulunup bir kaç kere “çiş, kaka var mı annecim” diye fazladan sorduğumda, “hayır” dedikten hemen sonra bilinçli bi şekilde olduğu yere çişini yapmıştı. Velhasıl küçük hanım 3 yaşına bastıktan hemen sonra ufak ufak bez bırakma aksiyonuna girdik diyebiliriz.

MUSTELA SPRAY SOLAIRE TRES HAUTE PROTECTION

Geçtiğimiz yaz, kızım, bitanecik bile güneş yanığı olmadan, misler gibi 4 ay kullandığım yüksek korumalı güneş kremi.. Söz konusu bebeği olunca yediği, içtiği, giydiği ve tabi ki cildine değen herşeyi de didik didik araştırıyor insan. Hele bide Ada gibi atopik dermatitse bebeğiniz, bildiğiniz kılı kırk yarıyorsunuz.

İlk tatilimizden önce aylarca araştırdım ve diğer ürünlerini de güvenle kullandığım Mustela Protective Spray SPF 50+ / Çok Yüksek Koruma Faktörlü Güneş Spreyini ve Güneş Sonrası Nemlendirici Spreyini keyifle kullanıyoruz.

MUSTELA SPRAY SOLAIRE TRES HAUTE PROTECTION ÖZELLİKLERİ ve İÇERİĞİ

Bebek cildi üzerinde yapılan araştırmalar sonucu elde edilen önemli sonuçların ışığında geliştirilen, Çok Yüksek Koruma Faktörlü Güneş Spreyi , bebeklerin ve çocukların hassas ciltlerini doğumdan itibaren, güneşin zararlarından korumak üzere özel olarak geliştirilmiştir*:
Yeni mineral filtre sistemi, bebeklerin ve çocukların hassas cildine uygun olan UVA koruması içerir, ve en yüksek UVB korumasını (SPF 50+) sağlar.
Cildin doğal savunmasını korumak için güçlendirilmiş koruma sunar ve antioksidan E vitamini katkılı, patentli avokado özlü bitkisel bileşimi sayesinde cildi korur
Avokado yağı sayesinde cildi destekler ve kurumayı önler.
Pratiktir, sprey şeklindedir ve, baş aşağı dahil, bütün pozisyonlarda kullanılabilir.

* Yeni doğmuş bebekler için de uygundur.

% 86 Doğal Kökenli İçerikler.

Başlıca doğal kökenli aktif maddeler:
Doğal kökenli ve nanopartikül içermeyen Tinosorb S ve Titanyum dioksit içeren % 100 organomineral filtre sistemi.
Patentli Avokado Özlü bitkisel bileşim, cildi korur.

Nanopartikül, Alkol, Paraben, Phenoxyethanol İÇERMEZ. (%0)

Yüksek toleranslı ve hipoalerjenik formül*. Güvenliğiniz için dermatolojik ve pediatrik gözlem altında test edilmiştir.

İçerik
Aqua (Water), Coco-Caprylate/Caprate, Caprylic/Capric Triglyceride, Dicaprylyl Carbonate, Glycerin, Diethylamino Hydroxybenzoyl Hexyl Benzoate, Lauryl Glucoside, Polyglyceryl-2 Dipolyhydroxystearate, Ethylhexyl Triazone, Persea Gratissima (Avocado) Oil, Phenylbenzimidazole Sulfonic Acid, Titanium Dioxide, Bis-Ethylhexyloxyphenol Methoxyphenyl Triazine, Pentylene Glycol, Potassium Cetyl Phosphate, Stearalkonium Hectorite, Tocopherol, Glyceryl Caprylate, Sodium Hydroxide, Dehydroacetic

ANNELER GÜNÜ MÜ OLURMUŞ

80

Derdim hep.. Anne olunca değişmedi iş tabi, en azından tamamen.. Aslında hala, kısmen aynı kanıdayım ama biraz daha törpülendim diyebilirim. Eskiden sadece, bu ıvır zıvır günlerin çoğunun maksadını aşıp, pek çoğunuz gibi ticari unsur haline getirildiğini, en yalın haliyle insani duyguları sömürdüğünü düşünürdüm. Şimdiyse, zaten her şeyin sömürü mantığına dayalı olduğunu kabullenmiş bi bünye olarak, standart aile ortamlarını istisna varsayıp, hatırlanıp, biraz tebessümle günü renklenecek kadınların varlığı adına makul karşılar oldum.

Ailemiz, yuvamız bizim dünyamız olabilir ama dünya bizden ve gördüğümüz kadarından ibaret değil. Hayatı boyunca anneler günü kutlamamış bi kadının, bu yıl kutlama ihtimali belki milyonda bir ama onun bu güzelliği, sadece aile içinde farklı ve mutlu bir ortam yaratmak için evladına aşılama ihtimali çok yüksek. Burada mühim olan sevgiyi paylaşmak, paylaşmayı bilmeyenlere yol göstermek, biraz daha sevgiyle gördüğümüzden daha fazlasını güzelleştirmeyi amaçlamak dünyanın.. Çünkü ne oluyorsa sevgisizlikten oluyor diyenlerdenim ben.

Siz o ticari oyunlara gelmeden, başkalarını, bir yanı eksik olanların incitmeden, onlar için mutluluk dileyerek, kendiniz için küçük mutluluklar inşa ederek, hatırlanmayı, aile içi küçük gelenekleri evladınıza aşılayabilirsiniz.

Ben bunun için her 14 şubat, 23 nisan ve anneler gününde, rutinde de yaptığım gibi kitaplar almaya başladım kızıma. Başka bi sevgiye kucak açsın, daha okumayı bile bilmeden resimlerine bakıp hayaller kursun, önce sadece sayfalarını, kokusunu sevsin diye.. Hayatınızda ki en güzel şey küçücük bi evlatsa, ne koyarsanız koyun yanına yetmeyecek zaten anlatmaya sevginizi.. En iyisi sevmeyi öğretelim, insanca, saygıyla, her şeyi, tüm renkleri, evreni.. Benim anneler gününden de dayatılan tüm o “özel” günlerden de anladığım bu.. Sevmek ve her fırsatta birlikte öğrenmek.. Öyle göreceğiz o güneşli güzel günleri…

Anneler gününüz kutlu olsun,
sevgiyle..

PALMER’S BABY BUTTER DAILY LOTION

Kampanya halen devam ediyor mu bilmiyorum ama Ebebek mağazalarında Palmer’s ürünlerinde 3 al 2 öde fırsatına denk gelmek harika oldu diyebilirim ! Bebeğim doğduğundan beri en çok memnun kaldığım pişik kreminin yanına bu ay Palmer’s Daily Lotion’ı da ekledik.

Birkaç aydır Atopik Dermatit ciltler için özel olan Mustela’nın STELATOPİA LİPİD REPLENİSH BALM ürününü kullanıyorduk. Ürün güzel yalnız ciltte herhangi bir sorun yokken. Yani beklentiyi ne denli karşılıyor, tartışılır. Bu nedenle tam daha önce kullanıp, hayli memnun kaldığımız Linola Lotion’a dönecekken Palmer’s kampanyasını değerlendirip vücut losyonunu bir deneyelim dedim.

Özellikle pişiğe normal ciltlerden çok daha fazla eğimli olan atopik ciltlerde, pişik oluşumu başladığı, hatta kırmızı kabartıları gördüğünüzde bile yatıştırma ve iyileşme sağlıyor ! Bu nedenle şayet henüz denemeyenler varsa pişik kremini tavsiye ederim.

PALMER’S BOTTOM BUTTER / PİŞİK KREMİ

palmers
Bebeğimin doğumundan bu yana Mustela vb. konusunda en iyi ve neredeyse tüm pişik kremlerini denemiş bir anne olarak, kesinlikle tavsiye edebileceğim tek krem diyebilirim. Özellikle cildi aşırı hassas bebeklerin popolarında ki kızarıklığın pişiğe dönmeden anında önlenebilmesi, çok önemli ve Palmer’s Bottom Butter bunu hızlı bir şekilde yapıp pişik oluşumunu önlüyor.

Tek dezavantajı aşırı yoğun yapısı, bunu da kış aylarında keşfedip kullanmaya başladığımız için kalorifer üzerine koyup yumuşatarak şimdilik hallettik 🙂

KARYOLA MI PARK YATAK MI

park yatak
Bebek karyolası mı park yatak mı derken eşimin uzun araştırmaları sonucu, daha kullanışlı olduğunu sandığımız oyun parklarından aldık. Sandığımız diyorum çünkü kalitesi nedeniyle KRAFT’ı tercih etmemize rağmen sonuç tamamen sükutu hayal oldu ! Satarken 4 yaşına, 15 kiloya kadar yatar dedikleri park yatak, bebeğimizin ayaklanmasıyla patır patır dökülmeye başladı. Yürümek, içinde koşup tepinmek hak getire 6 aylık bir bebeğin tutunarak ayağa kalkma çabaları bile olduğu yerde sallanmasına ve beraberinde devrilme ihtimalini düşündürmeye başladı. Kumaşı saçma sapan bi şekilde yırtıldı, sanırım file ve naylon kumaş çok cılız birleştirilmiş. Yüksekliği 2 kademeli olan park yatakların ilk katında 1 yaşa kadar yatar dedikleri bebeğimizi 4 aya kadar yatırabildik. Oturur durumda bile son derece sığ olan yan korumalardan düşme ihtimali nedeniyle, yatağını alt kata indirdik. Bu defa da karyolalarda ki gibi bebeğinizi alırken yada yatırırken indirip kaldırabileceğiniz bir mekanizma olmadığı için eğilip doğrulma esnasında bel ağrısıyla karşılaşıyorsunuz ! Kısaca koca bir fiyasko oldu park yatak. 2 yıl garantili ürünün 8 ayda deforme olmasıyla yetkili servise gönderdik, şaka gibi bir açıklama geldi “kullanıcı hatası” evet doğumdan 2 ay önce aldık, bebeğim 6 aydır kullanıyor ve 6 aylık bebek önce kumaşı yırttı, ardından iskeleyi deforme etti, fermuarını 1 defa bile açmamamıza rağmen onu patlattı 😀 yerinden oynamayan yatağı tek kullanan o çünkü.. Şaka gibi.. Ve işte bu da bizim çömez ebeveynler olarak ilk yanlış seçimimiz oldu..
6. Ayda bebegimize sevimli bir oda kurduk, karyolaya geçtik ve koca bi tecrübe edindik !
Park Yatak nedir Allah aşkına ! park desen değil, yatak hiç değil ! Minnacık bebek oynamaya kalksa, devrildi devrilecek.. Saçma sapan bi mekanizma.. Diğer o küçük ebeveyn yanı bambu / ahşap besiklerde de bebek en çok 4 ay yatabilir, 4 ayda hareketlenmeler başlıyor çünkü.. İçinde tutmak, güvenliği sağlamak çok güç..
Haliyle en baştan kafanıza göre kullanışlı bi karyola almak en güzel bence..

İLK BEBEK ALIŞVERİŞİ

83
Minik prensesimizin alışverişinin neredeyse tamamını, hamileliğimin 7.ayının başlarında gerçekleştirdik ve bunu yapmadan önce ilk işimiz kapsamlı bir liste hazırlamak oldu. Liste hazırlamadan ister sanal ister normal mağazadan alışveriş yapın, işinize yaramayacak ihtiyaç fazlası bi dünya şey almış oluyorsunuz. Çünkü zaten kendinizi ne kadar frenleseniz de, bebek mağazalarının tamamı her şeyi almak isteyen ebeveynler için inanılmaz cezbedici şekilde tasarlanmış sanki 🙂
Listemizin ilk etabını, bebeğin yatacağı yeri belirledikten sonra, yatak, mobilya ve oda tekstili oluşturdu. Önce eskiden ardiye olarak kullandığımız odayı boşaltıp kızımıza oda hazırlamaya karar verdik. Sonra ilk 6 ay anne yanında yatar düşüncesiyle bu fikri erteleyip, ebeveyn yatağı yanına uygun bir bebek yatağı aramaya başladık. Bebek karyolası mı park yatak mı derken eşimin uzun araştırmaları sonucu, daha kullanışlı olduğunu sandığımız oyun parklarından aldık. Detaylar park yatak mı Karyola mı yazımızda! Park yatakla birlikte içine konulacak yatak, alez ve aklınıza gelecek tüm detaylar e-bebek mağazasından temin ettik. Kıyafetler ve diğer ihtiyaçları da e-bebekten online alışverişle kolayca hallettik. Böylece o kapsamlı alışveriş için saatlerce dolaşıp, yorulmamıza gerek kalmadan her şey oldukça özenli bi şekilde ve kısa bi süre içinde evimize ulaştı.. Özellikle hamileyken online yapılan alışverişler büyük kolaylık..
Yatak ve yatak tekstilinden sonra, tamamı pamuk bebek giysileri, ki kız bebek annesi olmama rağmen bir tane bile o abartılı ve bir o kadar da sağlıksız polyester kıyafetlerden almadım! Minnacık bebekleri palyaço gibi giydirip, sıkıp bunaltmak, özellikle ilk 4 ay pijama ve benzeri harici bir şey giydirmek çok anlamsız..
Kıyafetlerin yanında, tamamı pamuk havlular ve diğer tekstil ürünleri, banyo malzemeleri, bebek bezleri, bakım malzemeleri ( tarak,fırça,banyo süngeri,tırnak makası, hipoalerjenik saç ve vücut şampuanı, nemlendirici, bebe yağı, pişik kremi, bolca ıslak mendil vs ) listenin devamında ki diğer ihtiyaçlardı..

Şimdilik bu kadar, dilerim büyük bir heyecanla hazırlık yapan tüm anne babalara faydası olur..