KEREVİZ SMOOTHIE

selam sana sanayi şehri insanı,
içimizi dışımızı kirli havayla doldurup, hücrelerimize ihtiyacı olan yeşili lezzetli ve en verimli şekilde verelim, en azından bunu yapalım.
pazar sabahı, yeşile ağız burun büken bi eş ve çiğ halini sevmek için kısmen çaba sarf eden bi bıdık piyemsese bol yeşil smoothie denemek için çokta mantıklı bi zaman değil belki ama meyveyle işi çözüyoruz 🙂
geçen hafta denediğim kerevizli smoothieyi yaptım ve herkes sevdiğine göre artık tarifi paylaşabilirim !

malzemeler;
1 orta boy ince doğranmış kereviz
1 dilim dondurulmuş limon / lime
7-8 yaprak pazı / ıspanak
1 büyük tutam maydonoz
1 elma / muz
kereviz sapı ve yaprakları
500 ml su
(bir fincan demlenmiş yeşil çay)

malzemeleri içilebilir hale gelene kadar makineden geçiriyoruz, sonra da afiyetle içiyoruz 🙂

Porsiyon Miktarı: 100 g
Kalori (kcal) 16
Toplam yağ 0,2 g
Kolesterol 0 mg
Sodyum 80 mg
Potasyum 260 mg
Karbonhidrat 3 g
Diyet Lifi 1,6 g
Şeker 1,8 g
Protein 0,7 g

A Vitamini 449 IU
Kalsiyum 40 mg
D Vitamini 0 IU
B12 vitamini 0 µg
C Vitamini 3,1 mg
Demir 0,2 mg
B6 Vitamini 0,1 mg
Magnezyum 11 mg

kerevizin faydaları için;

KEREVİZ

KARA MÜRVER / ELDERBERRY / SAMBUCUS NİGRA

Elderberry ya da Mürver, yaygın olarak Kuzey yarım kürede bulunan, meyve veren ve yaprağını döken bir çalı cinsidir ve en az 30 farklı çeşide sahiptir. Popüler bir antioksidan olarak bilinen yaban mersininin total ORAC değeri yaklaşık 4.700 μ mol TE/100g’dür, mürver’in ise, 14.700 μ mol TE/100g civarındadır. Yüksek antioksidan arayanlar için black elderberry ideal bir bitkidir.

Çiçekleri anti bakteriyel ve anti viral özellik taşımaktadır.Balgam söktürücü ve ciğerde ki mukusu attırıcı özellik taşımaktadır, viral enfeksiyonlara karşı oldukça faydalıdır. Ayrıca Birçok mürver türünün olgun ve pişirilmiş meyveleri yenebilir, fakat çiğ meyveler, yapraklar, dallar, kök ve tohumları zehirli etkiye sahiptir. Mavi ve siyah mürver yenilebilir ama kırmızı mürver özellikle karaciğer ve böbrek problemleri olanlar için toksik olabilir.

Elderberry’ nin aktif içerikleri hücre duvarlarına saldıran enzimi silahsızlandırarak virüs yayılmasını durdurmaktadır. Elderberry, baş ağrısı, halsizlik, ateş, boğaz ağrısı, tıkanıklık ve sinüs iltihaplanması gibi grip semptomlarına iyi gelir.

YULAFLI KURABİYE

yaparken çokta güzel bişey olacağına ihtimal vermediğim, bi ısırık aldıktan sonra da hepi topu 10 tanecik çıktı diye hayıflandığım, şahane bir şekersiz atıştırmalık daha !

yapımı da çok kolay ! üzerini süslemek için koyduğum çilekleri iyice yıkıyorum, suda bekletiyorum ve bunu saymazsak en fazla 10 – 15 dakikada fırına vermiştim sanırım.

insanın canı tatlı bi şeyler istediğinde, şekersiz leziz atıştırmalıklar yapabilmekte, yemek kadar keyif veriyor bana 🙂 ama benim için en güzel tarafı, ada’nın çok beğenmiş olması ! çikolata, şeker ve bilumum abur cuburu tüketmeyen bir çocuğa “bak bu da var” diyecek alternatifler sunmak büyüdükçe daha çok gerekiyor.

velhasıl malzemeler,

bir orta boy kase yulaf ezmesi
2 büyük muz
2 çorba kaşığı bal
1 tatlı kaşığı tarçın

üzeri için,
1 paket labne peynir
1 çorba kaşığı bal
üzerini süslemek için çilek /mango /yaban mersini vs
chia

muzları ezip üzerine, bal, yulaf ve tarçını ekliyoruz. iyice çırptıktan sonra muffin kalıplarına, ortalama bir tepeleme çorba kaşığı kadar koyup ortalarına hafifçe bastırıyoruz. 160 derece 15 – 20 dakika pişiriyoruz.

biraz soğuduktan sonra kurabiyelerimizi kalıplardan çıkarıp geniş bir tabağa diziyoruz.
üstlerine, 1 paket labne ve 1 tepeleme çorba kaşığı bal ile hazırladığımız kremayı sürüyoruz. dilediğimiz meyveyle süsledikten ve üstüne biraz chia (olmasa da olur) serptikten sonra servise hazır. afiyet olsun 🙂

BEBEKLERDE GÖZLÜK KULLANMA ALIŞKANLIĞI

Görme sorununun fark edildiği an film başlıyor aslında ! biz mesela 6-8 ay arası acabalara, 8.aydan itibaren de araştırmalara başladık. Çünkü çoğu zaman net şekilde sinyaller veriyor o minnacık hareketleri. Mesela Ada, şu ahşap tutma yerleri olan puzzleları bi türlü yerine denk getiremiyordu ve motor becerisi yada oynama isteği ile alakalı bi durum olmadığını, iyi göremediğini çok geçmeden anladık. Yürümeye başladıktan sonra kontrolsüz, dengeyle alakası olmayan düşmeleri ve tabi bide göz kayması, özellikle sol gözde ve daha pek çok sinyal vardı ! Yinede iyi görmediğinden şüphelendiğimiz ilk an doktora gitmedik açıkçası, bi süre izledik, emin olmak, yormamak adına.. Yürümeye, daha kontrollü hareket etmeye, sesli ve ufak tefek sözcüklerle de kendini ifade etmeye başladığında, 14 aylık falandı sanırım bıdık hanım, İzmit Dünya Göz Hastanesinde Prof. Dr. Orhan Elibol’a götürdük ve muayenin ardından her iki gözünde 6,5 numara hipermetrop astigmat / ayrıca sol gözde tembellik olduğunu ve %20 görebildiğini öğrendik. Doktorumuz 4,5 numara gözlük, 2 ay kapama ve akabinde kontrol verdi. Gözlükler 1 hafta içinde hazır oldu, ama kapamayı eve dönerken aldığımız güya şirin görünce ikna olur sandığımız, çiçekli kelebekli göz bantlarıyla, eve döner dönmez yapmaya başladık. Kolay olmadı, diğerine göre bi nebze daha iyi gören sağ gözünü kapayıp solu çalıştırmak onun için hiç bi anlam ifade etmediği gibi, göremiyorum diye ağladı, tabi peşine ben de, evde bi harele gürele, ben bantları bi yana kendimi bi yana atmaya heveslenmişken eşim yapalım edelim diye zorladı, derken 2 ayın sonunda doktorumuz iyi kapamışsınız dedi 🙂 Görme oranında %80’i yakalamışız çok şükür. Birkaç ay sonra gözlük numarası 6,5 numaraya yükseldi ve rutin kontroller devam ediyor.

Bebikine gözlük alışkanlığı kazandırmaya çabalayan anne babalar, inanının “daha iyi gördüğünü fark ettiği anda kendi takmak isteyecek” doktorumuz da öyle söyemişti, zorlamak inatlaşmak ne kadar küçük olurlarsa olsun ters tepiyor maalesef. Zamana yayıp, yumuş yumuş yönlendirmek en güzeli gibi, dilerim sizde de işe yarar..

sevgiler

YEŞİL SMOOTHIE

günaydın vs allah rahatlık versin
sabahın 6.30 unda uyanan insanlardık biz, şimdi birbirimizi hala gece olduuna ikna edip fosur fosur uyuyoruz
kendi kendimize kış saatine mi geçsek napsak diyo bi yanım bi yanımda uyurken bunu yaptı sanırım
şahane bi yeşil smoothie daha, güne bünyede geceden başlayan temizliğe bi güzellik yaparak başlayın

1 adet mango
1 adet kivi
7-8 yaprak marul
2 avuç kadar semiz otu
500 cc su

tüm malzemeyi küçük parçalara ayırdıktan sonra makinede iyice karışıyor ve afiyetle içiyoruz.

KAĞIT BEBEKLER

Hikayesi Değnek Adam, Minik Balık, Süper Kurti ve Zogi’nin yazarı Julia Donaldson, resimleriyse Rebecca Cobb tarafından sıcacık bir kitaba dönüştürülen kağıt bebekler, küçük bir kızın annesiyle birlikte yaptığı kağıt bebeklerle, kurduğu hayalleri, oynadığı oyunları anlatıyor.Yayın evi; İş Bankası Kültür Yayınları, İdefix fiyatıysa 10 TL.

MARIA MONTESSORI & MONTESSORI EĞİTİMİ

Çocuk eğitiminde bi dönemin furyasıydı sanırım montessori eğitimi.. İşin komik tarafı, alakalı alakasız kurslarda, okullarda her yerde “montessorri eğitimi verilir, montessoriye göre eğitim verilir” şeklinde tabelalara illaki denk gelmişsinizdir ama bahsi geçen şeyle o eğitim modelinin çoğunlukla ilgisi yok. Aşağıda derlediğim yazıda, tam olarak ne olduğu ve maria montessori’yle ilgili bilgiye ulaşabilirsiniz.

Montessori Metodunun kurucusu olan İtalyan bilim insanı ve eğitimci Maria Montessori 1870 yılında İtalya’nın Chiaravalle kentinde dünyaya gelmiştir. 1896 yılında İtalya’nın ilk kadın doktoru unvanını alarak tıp fakültesini tamamlamıştır. Montessori bir bilim insanı olarak sahip olduğu özelliklerin dışında, bir kadın olarak da zamanının değer yargılarının ilerisinde yaşamış ve kadın hakları için mücadele etmiştir. İtalya’nın ilk kadın doktoru olarak, 1896’da Berlin ve 1900’de Londra’da iki kadın konferansında İtalya’yı temsil etmek için seçilmiş ve bu konferanslarda kadınlara eşit ücret için çağrı yapmıştır. Üniversiteden mezun olduktan sonra asistan doktor olarak atandığı Roma Psikiyatr kliniğinde zekâ özürlü çocuklarla çalışmıştır. 1899 yılında ise Roma’da zekâ geriliği olan tüm çocukların yollandığı yeni orthophrenic okuluna yönetici olarak atanır. 1896 -1907 yılları arasında sağlık, antropolojisi, felsefe, psikoloji ve eğitim çalışmalarını devam ettirir. 1907 yılında Roma’nın San Lorenzo bölgesinde, çalışan ailelerin çocuklarından oluşan 60 kişilik grupla çalışmak için üniversitedeki kürsüsünden ve tıbbî uygulamalarından vazgeçer. Burada ilk Casa dei Bambini’yi yani Çocuklar Evi’ni kurar. 1907 yılından itibaren dünyanın birçok ülkesinde Montessori metodu hakkında çalışmalar yürütmeye devam eder. 1922’de okul müfettişi olarak atanır. Fakat 1934 yılında Mussolini faşizmine muhalefetten dolayı İtalya’dan ayrılmaya zorlanır ve Barselona’ya gider. 1936’da İspanya Savaşı sırasında İngiliz gemisiyle kurtarılır. Aynı yıl evini Hollanda Laren’e taşır. 1940 yılında, Hindistan 2. Dünya Savaşına girdiğinde, O ve oğlu Mario düşman yabancılar olarak gözaltına alınır. 2. Dünya Savaşı boyunca Montessori’nin Hindistan’dan ayrılmasına izin verilmez ve bu zamanı bebekleri araştırmak ve gözlemlemekle geçirir. 1946 yılında Hindistan’dan Hollanda’ya döner. 1947’de ise Londra’da Montessori Merkezi’ni kurar. 1950 yılında UNESCO konferansına katılır. 1940, 1950 ve 1951’de Nobel Ödüllerine aday gösterilir. 1952’de Noordwijk Zee de Dutch sahilindeki bir köyde arkadaşlarının sahip olduğu bir evin bahçesinde otururken hayatını noktalar. Oğlu ve şef asistanı Mario ile Afrika’ya gidip gitmemeyi görüşüyorlardır. 80 yaşında birisi olarak seyahat için oldukça güçsüz olduğunu, bir başkasının onun yerine gidebileceğini ve konferans verebileceğini söyler. Bir saat sonra beyin kanamasından ölür. Her zaman öldüğü yere gömülmek istediği için Hollanda’da Noordwijk Katolik Mezarlığına gömülür. Bir eğitim emekçisi olarak, dünyanın birçok ülkesinde konferanslar, eğitimler vermiş, kitaplar yazmış, yeni okullar ve öğretmen eğitim merkezleri açmış, bir yandan da çocukları gözlemleyerek kendi eğitimine devam etmiştir. Bir dünya vatandaşı olarak yaşamıştır. Dünya genelindeki çabalarının ürünü olarak metodu dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaktadır.

Montessori eğitimi İtalyan bir doktor ve eğitimci olan Maria Montessori tarafından geliştirilen ve serbestlik, sınırlar içinde özgürlük ile bir çocuğun doğal psikolojik, fiziksel ve sosyal gelişimine verdiği önem ile tanımlanan bir eğitim yaklaşımıdır. “Montessori” adı altında biz dizi uygulama bulunsa bile, Association Montessori Internationale (AMI) ve Amerikan Montessori Cemiyeti (AMS) aşağıdaki unsurları esas olarak belirlemiş bulunmaktadır: Büyük çoğunlukla 2½ ya da 3 yaşından 6 yaşına kadar çocuklar için oluşturulmuş karma yaş sınıfları, Belirlenmiş seçenekler içerisinden, öğrencinin kendi seçeceği faaliyetler, Bölünmeyen çalışma zamanı blokları, ideal olarak üçer saat, Öğrencilerin doğrudan eğitim (yönergeler) yerine malzemelerle çalışarak kavramları öğrenmelerine dayalı “Yapılandırmacı” ya da bir “keşif” modeli, Montessori ya da arkadaşları tarafından geliştirilmiş olan özelleştirilmiş eğitim malzemeleri, Sınıf içerisinde hareket özgürlüğü, Montessori metodu için eğitilmiş bir öğretmen Bunlara ilave olarak, birçok Montessori okulu onun yayınlanmış eselerinde yer alan Montessori’nin insan gelişimi modelini referans alarak programlarını tasarlamakta ve Montessori’in hayatı boyunca verdiği eğitici eğitimi derslerinde tanıtılan pedagoji, ders ve malzemeleri kullanmaktadır. Maria Montessori 1907 yılında ilk çocukevi “Casa dei Banbini”de engelli olmayan çocuklarla çalışmalarında yaptığı gözlemlerde çocukların nelerden hoşlandıklarını ve nelerden hoşlanmadıklarını saptar. Maria Montessori eğitimleri sırasında çocukların; ödüllerden cezalardan yetişkin tarafından programlanmış eğitimden oyuncaklardan şekerlemelerden öğretmen masasından toplu derslerden hoşlanmadıklarını, özgür seçimden, hatalarını kendilerinin denetiminden, hareket etmekten, sessizlikten, sosyal ilişkilerini kendileri tarafından kurulmasından, çevrenin düzenli ve temiz olmasından, özgür faaliyete dayalı bir disiplinden, kitapsız okuma ve yazmadan alıştırmaların tekrarından, hoşlandıklarını gözlemledi. Montessori eğitimi temelde kişiliğin oluşumu üzerinde durmaktadır. Maria Montessori şöyle ifade etmektedir; “Eğitimde metot değil, insan kişiliği göz önüne alınmalıdır.”

KARAİNCİR / DATÇA

Datça yarım adasının doğusunda yer alan Emecik’in en güzel sahillerinden biridir kara incir. İlçe merkezine 15 km uzaklıkta, Marmaris yolu üzerinde. Işıl ışıl parlayan kumsalı, metrelerce yürüseniz de diz boyunu geçmeyen denizi, özellikle çocuklu aileler için en keyifli yerlerinden Datça’nın. Çoğunlukla dalgalıdır o güzel deniz bir de günlük bir gezi planı içindeyseniz hafta içi olsun tercihiniz, hafta sonları plajda adım atacak yer kalmıyor gibi bir şey ve bir de kum plajlarda kalabalık dez avantaj, haliyle deniz çabuk bulanıyor..
Datça merkezden şayet kendi aracınızla çıkıyorsanız yola 10 dakika gibi bir sürede ulaşabilirsiniz Kara incire. Denize sıfır konumdaki Datça Doris Hotel yada Palm Bay Beach her Datça gezimizde mutlaka bir defa uğradığımız mekanlardan ki kara incirde denize girmek istediğinizde her hangi bir mekana giriş yapmak kaçınılmaz. Halka açık plaj yok, ancak tesislerin plajlarından faydalanabiliyorsunuz. Yeme – içme hariç sadece şezlong için 20 TL gibi bir ücret alınıyor.

BEBEKLERDE REFLÜ

Bebeğimizin henüz 2 haftalık, çok minnacık olduğu zamanlarda duyduk ilk olarak bebek reflüsünü, uzun süreli ağlamaları ve bi anda başlayan kusmaları bizi hayli endişelendirmişti. Doktorumuzun ilk önerisi okyanus suyu ile burun tıkanıklığını gidermek oldu. Ki ben asıl sorunun hazır mamalar olduğunu, hatta anne sütü alsaydı olmazdı diye düşünürken bu öneri hiç içime sinmese de denedik ve tabi ki hiç bi işe yaramadı. Doğduktan sonra sadece 2,5 ay, o da zar zor, şekilden şekle girerek anne sütü verebildim. Bi diğer sorun da gaz yapan biberonlar.. Velhasıl, şayet bebeğiniz sütünüzü içmiyor, yada sütünüz gelmiyorsa, n’apın ne edin, hatta makineyle sağın verin ama yine verin..
O içinde bi dünya katkı maddesi olan, suyla çalkalanınca süt taklidi yapan toz mamaları vermemek, reflü ve benzeri sorunları önlemede de, beslenme hayatına başlarken de en sağlıklı adım olurdu sanırım.

Reflü nedir ?

Halk arasında ‘mide yanması’ olarak da bilinen Reflü hastalığı; mide içeriğinin (salgılar, mide asidi ve gıdaların hazmedilmesini sağlayan pepsin maddesi) yemek borusuna geri kaçmasıdır. Normalde gıdaların yemek borusundan mideye geçmesinden sonra, yemek borusuna geri gelmemeleri gerekir. Ama reflü hastalığında bu düzen bozuluyor. Mideden yemek borusuna doğru olan kaçak, sadece yemek borusunun alt kısmında olduğunda buna ‘gastro-özofageal reflü’, gırtlak seviyesine kadar olduğunda ‘larengo-farengeal reflü’ adı veriliyor.

Reflüye karşı alınabilecek basit önlemler nelerdir ?

Anne ve babalar aşağıdaki önlemleri alırsa; çoğu bebekte ilaca gerek kalmadan reflü tedavi edilebilir:
Bebekleri beslenme sonrası başı yukarıya gelecek şekilde karın ya da sırt üstü yatırmak (yatakta kaymayı önleyici ve istenilen 45 derecelik açıyı sağlayan yastıklar kullanılabilir).
Mümkün olabildiğince anne sütü ile sık ve az beslenmek.
Bebeğini anne sütü ile besleyen annelerin; kendi beslenmelerinde kafeinli içeceklerden kaçınması ve sigaradan uzak durması.
Bebeğin beslenme sonrası gazının çıkartılması.
Mama kullanımında daha koyu kıvamlı özel mamaların kullanılması.
Beslenme sonrası; bebeğin ağlama ve gülme gibi karın kaslarını harekete geçiren ve hava yutmasına neden olan aktivitelerden uzak tutulması.